For your information... Dear watchers that I cannot watch back so far for some reasons, I'll watch you back as soon as possible. Thanks for your kind interest.

Cenin Facebook profile:
[link]
Cenin Facebook fan page:
[link]
Cenin Myspace profile:
[link]
---- zombies, aliens, robots, mutants, androids, creatures, weirdos, freaks, monsters, animals and proletarians of all countries, unite! ---- Kill the mortals !
Rashit mp3:
[link]Not: Kişisel olarak orijinal albüm alma taraftarıyım ve alıyorum da ama Tolga Özbey bu linki paylaştığı için koymakta bir sakınca görmüyorum tabii ki...
R A S H I T ... The best Turkish punk band ever!!!

Official:
[link]
Blogspot:
[link]
Punkerland:
[link]
Garageband:
[link]
Myspace1:
[link]
Myspace2:
[link] 
Facebook Fan Page:
[link]
Facebook1:
[link]
Facebook2:
[link]Bu metin Rashit'in web sitesinden alınmıştır.
Biz rashit olarak bugüne kadar normalin aksine beklentileri değil, hep göz ardı edilenleri işledik.
Dünya yapay etkinliklere kendini kaptırmış ve çığrından çıkmış durumda. Çeşitli akıl oyunları ile oyalanan insanlık, simülasyonların konforunu gerçeğin saflığına tercih ediyor. Tembel yanımız, tüm yaşamımızı ve benliğimizi, hislerimizin körelmesi pahasına duyularımızı birbirinden ayıran, yalıtan ve hepsini tek duyuya indirgeyen böylece hipnotik bir transa geçmemizi sağlayan, bizim de belirsiz bir nedenden dolayı sonsuz güven duyduğumuz bir teknolojiye emanet ediyor. Konforun elektrikli sandalyesine öylesine gömülmüşüz ki, insani hislerimizin körelmesi pahasına bu kayboluşu, bu yitişi kabulleniyoruz. Herşey çokça uzun bir süre önce kendi öz gerçekliğini temsile bıraktı. Kimse artık doğal olamaz, malesef biz de biz değiliz, kimse kendi olamaz zaten; hepimiz bir fotokopyayız, birer rolüz, birer pozuz, aslımız nerede? Bilinmez! İnsanlığın gömüldüğü bu tüketim mezarlığı, geriye tüketecek hiçbirşey kalmayınca elbette kendimizi tüketmemize neden olacaktır.
Dünya iktidarının düşünce yapısı, gündelik toplum yaşamındaki siyasal ve ekonomik otoritesinin, şiddet ve zor kullanmadan devamlılığını sağlayabilmek için bir yandan sistemin işleyişini sağlarken bir yandan da edilgen konumdaki insanların bu işleyişi kavrayabilmelerini güçleştiren bir kültürel yapı kurmuştur.
Bu sayede kişiyi kendi devamlılığını sürdürmenin tek yolu olan üretim-tüketim sürecine katılımcı kılar. Tüm yaşam sürecimizde oynadığımız karakter haricinde gerçekten yalnızca tüketim alanında seçme özgürlüğüne sahibiz ve onu da alım gücümüz belirliyor.
Rashit olarak buradan belirtmek isteriz ki;
1. Sanat topluma duymak istemediği, duymaktan kaçındığı gerçeği iletir.
2. Gerçek sanat bu yüzden toplumca zamanında kabul görmez, göremez çünkü toplum onu kavrayacak donanıma henüz sahip değildir.
3. Bu yüzden toplumu birarada tutan güçler bir de sahte sanat üretirler ve onu pazarlar.
4. Sahte olan sanat insanlara acı vermez, mevcut sistemi onaylar ve kabullendirir, o üretim süreci ile ahenklidir.
5. Gerçek sanatçı zamanının ilerisinde yenilikçidir. Toplumdan hep birkaç adım önde dolanır.
6. Yenilik; gelenek ve gelecek arasındaki çatışmadan yeşerir. Sanatçı yerinde sayamaz o yenilikçidir.
7. Sanatçı kendini yoketme pahasına yapıtına dönüşmelidir ve o yapıtının ta kendisi olmalıdır. Sürekli değişen ve yenilenen ve ölünceye kadar süren nihai eser.
8. Çok satan herşey beğenimizin gerilemesine neden olan birer popüler kültür yapıtıdır. Onlar çoğunluğun zevksizliğinin en güzel örnekleridir.
9. Popüler kültür, toplumu ertesi zorlu güne hazırlayan, onların yaşantılarınına katlanabilmelerine yardımcı olan esas itici güçtür. Popüler kültür içinde tüketim metası olarak üretilen sanat satılı

-alınabilir motivasyondur.
10. Gerçek sanat zamanında kabul görmeyen felsefe içeren yaratı, zamanı geçip işlevini yitirice sanayi tarafından içi boşaltılarak bir emitasyona dönüştürülür ve geniş kitlelere sunulur. Zira artık tehlike geçmiştir.
Bu yüzden;
1. Güzel, hoş, iyi duygular (huzur) vermek sanatın salt amacı olmamalıdır.
2. Sanat eseri modern toplumun parçası olmuştur bunun aksi düşünülemez. Artık veri aktarım hızı hayatın hızına yani ışık hızına erişmiştir ve herşeyin sürekli üretilebilir olması ve herşeyin heryerde eş zamanlı varolabilmesi, biz modern dünya (endüstri devrimi sonrası kültürlerin) insanlarının sürekli tüketim çağında sanattan anladığımız şeyin uçurumun kenarında yaptığımız bir ölüm dansı olmasını sağlamıştır.
3. Eski dönemlerin elit ve üst tabaka zevki olmaktan öte sanat artık tüm dünyayı sarmıştır.
4. Sanat artık heryerde her zaman eş zamanlı tüketilebilmektedir.
5. Eskiden sanat zahmet ve emek-işçilik kavramıyla tanımlanırken, günümüzde daha çok akıl doluluk, kışkırtıcılık ve harekete geçiricilikle tanımlanabilir.
6. Gözardı edilmemesi gereken gerçek ise; eski sanatı da yeni sanatı da değerli kılan hiç şü

hesiz tecimsel değerleridir.
7. Levi-straus: "Batı uygarlığında sanatın göze batan özgün çizgilerinden birini oluşturan şey bence, sahibinin ya da giderek seyircinin o nesneye sahip olma konusunda gösterdiği güçlü ve tutkulu istektir."
8. Sanat eserinin değerinin alıcının maddi gücü belirler; sanat eserini yaratanın değere katkısı toplumun hangi kesimine ugun bir çıkarımla eserini üretme meselesidir.
9. Geçmişin sanatına özlemle bakmaktan kurtulursak, yapıtlar birer dinsel miras olmaktan çıkacaklardır.
10. Günümüzde sanatçının bakış açısını iki şey belirler; mekanik toplumun paslanmaz metal bakışı ve gün geçtikçe unutulmakta olan insanlığın sıcak kalbi yani matık ve duygudur.
11. İçinde yaşadığımız tüketim toplumunda iki tür insan vardır sü

er üretken (udarnik) ve dayanma gücü tamamen tükenmiş (dohodit).
12. Yaşam tüketimin körüklendiği bir tür toplama kampıdır (Gulag). Yalnızca tüketici olarak varolabilirsiniz.
13. Kurtuluş yaratma eylemindedir. Yaratmak insanı edilgen kabuğundan çıkartabilmenin yegane yoludur. Aksi halde insan sadece bir tüketicidir ve tüketimin doğası olan doyumsuzluğun esiridir. İnsan tüketecek birşey kalmadığı ya da olmadığı durumda kendini tüketir.
Yeni bir üslup geliştirmedikçe birkimse asla kendisi olamaz, bu dünyada o yalnızca bir başkasıdır. İşte bu yüzden biz rashit olarak bizden öncekilerin doğru yanlış öğretilerini birebir kendimize baz almaktansa yeryüzünde yaşayan insan sayısı kadar doğru olduğunu kabul ediyor ve yalnızca içimizdeki doğruya ulaşmaya çabalıyoruz ve yaratıcılığın kışkırtıcı ve yıkıcı suçlarını işlemeye devam ediyoruz.
"Gelenekler güzel şeylerdir ama onlarla yaşamak için değil, onları yaratmak için" Frankz Marc
---- zombies, aliens, robots, mutants, androids, creatures, weirdos, freaks, monsters, animals and proletarians of all countries, unite!
Melike Acar

She's a worldwide talent.
Melike Acar on facebook 1:
[link]Melike Acar on facebook 2:
[link] Melike Acar on blogspot:
[link]Melike Acar on comicspace:
[link]
"I look at it this way... For centuries now, man has done everything he can to destroy, defile, and interfere with nature: clear-cutting forests, strip-mining mountains, poisoning the atmosphere, over-fishing the oceans, polluting the rivers and lakes, destroying wetlands and aquifers... so when nature strikes back, and smacks him on the head and kicks him in the nuts, I enjoy that. I have absolutely no sympathy for human beings whatsoever. None. And no matter what kind of problem humans are facing, whether it's natural or man-made, I always hope it gets worse."
George Carlin of the show Life Is Worth Losing

Marxist movies? ZEITGEIST
Extraordinary movies that starts you thinking about what's happening in the 'real' world. Every statement is backed up with evidence. Some may find some of it's 'findings' hard to accept, but for those who have a naturally sceptic sense these movies will connect all your doubts into one grand theory. Loved the movies because it breaks down barriers and presents a very convincing case for a corrupt world and all the lies we are constantly told in order to make our manipulation easier by those who have control and power.
Most of the concepts in the movies are fundamentally Marxist concepts. Anyone who has read some of Marx, Engels and Lenin's work will see the same things, just different terms. The central message of Marx himself-especially the early Marx, was precisely what Peter Joseph (Zeitgeist creator) argued for: we progressively mature to the point where we can eliminate the institution of the state, competition, money and greed.
I think they avoid using the word 'communism' or 'marxism' to describe what they were talking about, because they're such a misunderstood terms. But at it's very core most of the concepts and the ideas they are talking about were already said by Marx and other communists. When Marx talked about communism he was referring to a stateless society or a society where the state was slowly 'withering away'.
Whether you agree or disagree with the message of the movies its worth spending the time to watch it.
Finally... Don't trust what you are told, from government, media, conspiracy gurus, etc. Do your homework, please.
"I believe that unarmed truth and unconditional love will have the final word in reality." Martin Luther King, Jr.
My country is the world, and my religion is to do good.
Rights of Man (1791) by Thomas Paine
The Zeitgeist Movement
[link]

LÜTFEN BU VİDEOYU İZLEYİN VE DÜŞÜNÜN:
[link] Bunlar gerçek. Ama biz bilmemeyi, görmemeyi, duymamayı seçiyoruz.

Sokak hayvanları için imza atın:
[link] İnsanlarla ilgili birşey yapmak isteyenler de onlar için yapsın. İnsan, hayvan, ağaç, toprak vs. fark etmez. Yeter ki birileri kendi dışındaki canlar için birşey yapsın. Sokak hayvanları konusunu sevgi pıtırcıklığı olarak gören ve aşağılayanlar mümkünse bana hiç yaklaşmasın!

Reduce, reuse, recycle!

I feel deeply ashamed of myself and for all humanity. We're all guilty.
[link]We have not learned to live in harmony with our fellow Earthlings or/and in harmony with the ecosystems that support and sustain us.
"Earth provides enough to satisfy every man's need, but not every man's greed." - Mahatma Gandhi

Çevrenizdeki hayvanlarla lütfen ilgilenin: Kısırlaştır - Aşılat - Yaşat
[link]Arkadaşlar kış geldi... Sokakta yaşayan hayvanlar için daha zor günler başlıyor. Lütfen mesela bir yoğurt kabına su doldurup sokağınızın bir köşesine koyun (mümkünse insanların göremeyeceği, deviremeyeceği bir yere). Eğer o suyun yanına mama da koyarsanız sü per olur tabii. Kedi/kö pek mamaları konusunda çok araştırma yaptım, isteyene site tavsiye edebilirim. Artan yemeklerinizi lütfen atmayın. Ayak altında olmayacak şekilde, sokağınızın bir köşesine koyun lütfen. O yemeğe sokaktaki dostlarımızın çok ihitiyacı var. Ne olur üşenmeyin... Bunu yapmak kendinizi çok iyi hissettirecek, emin olun. Teşekkürler.


Use it for club and group search:
[link]


About Me (The Most Logical Statement):
My name is BURCU ÇORBACI, but I prefer to sign my work with the word "CENİN" (JEANINE). "Cenin", my alter ego, means "fetus" in English. My new name is "Cenin von Catlien".

I live in Mind & Womb & Tomb.


Help stop animal abuse, cruelty and slaughter!
Help and save stray animals, adopt them!

Herhangi bir hayvanla aynı evi, hayatı paylaşacaklara tavsiyeler: Çok iyi düşünün. Ben bir yere gidersem arkadaşım bakar, akrabam bakar diye düşünmeyin. Kimse sizin hayvanınıza bakmak zorunda değil. Arkadaşınız size "olabilir" deyince, bunu "olur" lafı gibi verilmiş söz gibi anlamayın. Hele de sizin hayvanınızla onun hayvanı arasında problemler yaşandıysa... Arkadaşınız her seferinde size bağırabilir "bir hayvana bakamadın" diye... Oysa o hayvan arkadaşın evindeki diğer hayvanlarla sorun yaşıyor olabilir. Bu konuda her zaman yalnız olduğunuzu düşünün, hayvanınızla olan ilişkinizi arkadaşlık ilişkilerinize karıştırmayın. Mazallah sonunda arkadaşlığınız bile bozulabilir bu nedenle. Veterinerler, aynı zamanda hayvanlar için otel işlevi de görüyor. Başka şeylere parayı kıydığınız gibi, hayvanınız için de paraya kıyı p oralara bırakacaksınız. Bunu göze alın. "Bir kafeste kalıyor sadece, naapıyorlar ki o kadar para alıyorlar" demeyin. Siz yokken ona bakı p, seviyorlar, mamasını, suyunu verip, gezip dolaştırıyorlar gerekirse ve bokunu temizliyorlar. Az şey değil yani! Zamanı gelince hayvanınızı kısırlaştırın, ona işkence çektirmeyin (kediler konusunda diyorum bunu, kö pekler konusunda nasıl oluyor bilmiyorum). Yok doğasına müdahale etmeyeyim, bir kere doğursun gibi saçma sapan gerekçelerle kısırlaştırma işini uzatmayın, zamanı gelince yaptırın. Ha eğer ben doğursun istiyorum diyorsanız ya yavrular için yuva hazırdır ya da hepsi sizinle yaşayacak demektir. Doğursun, üniversite bahçesine bırakırım gibi düşüncelere kapılmayın, yazık etmeyin bebeklere. Yeterince hayvan telef oluoyr sokaklarda, orada burada. Bir hayvan bir eve girdi mi, o evden ölüsü çıkar. Evleniyorum kocam istemiyor, yurtdışında yaşayacağım, hamileyim, annem istemiyor, çok tüy bırakıyor, alerjim çıktı gibi nedenlerle hayvanlarınızı terk etmeyin. Bu onu öldürmekle aynı anlama gelir. Katil olmak sizi rahatsız etmeyecekse bilemem tabii. Bahçeye, üniversiteye bırakırım, hem orada başka hayvanlar da var, alışır, demeyin. Ev hayatına, en önemlisi size alışmış bir hayvan sokakta yapamaz, ölür. Bir kediyi, kö peği sahiplenmeden önce çok çok iyi düşünün. Yapabileceklerinizi, yapamayacaklarınızı yazın hatta. Tekrar tekrar okuyun sonra. Bir hayvanla aynı evde yaşamanın ne demek olduğunu, artılarını, eksilerini iyice öğrenin, düşünün, taşının, hayvan sahibi olanlarla konuşun, bakım şartlarını vs. iyice öğrenin, sonra bir hayvanla yaşama yolunu seçin. Bir kedi, kö pek en az 10 yıl yaşar, unutmayın. Onlar, canınız sıkılınca, işinize gelmeyince terk edebileceğiniz oyuncaklar değil!
--
fluxus
--
Sıkı tut,
Bıraktığım anda boğul.
We are far away but we all hold hands.
--
Add me on Facebook: [link]
View my flickr page: [link]
three hearty cheers to you
--
I know nothing with any certainty
but the sight of the stars make me dream
Vincent van Gogh
I'm a bit curious about your media though, what do you all use?
--
"It is living and ceasing to live which are imaginary solutions. Existence is elsewhere." - André Breton
--
the fish doesn't think, because the fish knows everything!
Previous Page12345...Next Page